|
|
|
Mert Ulupınar
- Sarı Lira
|
|
|
|
|
|
|
Sarı Lira Gibi Ömrünü
Yaşamak değil bizi bu telaş öldürecek,
Bırakın Paris'te ılık rüzgarlarla taratmayı saçlarımızı,
Sevgilimizle doyasıya sohbet bile edemedik biz,
Gözümüz saatte söyleştik hep,
Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık,
Hep yetişilecek bir yerler vardı,
Aranacak adamlar, yapılacak işler.
Bir sonraki günün telaşı bir öncekinin terine bulaştı.
Başkalarının hayatı bizimkini aştı.
Kör karanlıkta çalar saat sesi,
Kuşluk vakti kızarmış ekmek kokusu,
Veya yavuklu öpücüğü ile uyanma düşlerini,
Hababam erteledik.
20'li yaşlardayken 30'lara kurduk saatin alarmını,
30'larda 40'lara, sonra 50'lere...
Öyle yanlış kurgulanmış ki hayat,
Kuşlukta uyanma fırsatı sunduğunda size,
Artık uyku girmez oluyor gözlerinize.
Doyasıya söyleşmek, telaşsız sevişmek imkanına kavuştuğunuzda,
Söyleşecek, sevişecek kimse kalmıyor yanınızda,
Özenle yarına sakladığınız bir sarı lira gibi ömrünüz,
Vakti gelip sandıktan çıkardığınızda,
Bir de bakıyorsunuz ki,
Tedavülden kalkmış...
|
|
|
|
|
 |
|